Görme Engelli bireyler, uygun koşulların sağlanması halinde pek çok sporu gören bireyler gibi rahatlıkla yapabilirler. Spora yatkınlığı olan bireyler, günümüzde görme engelliler alanında bilinçli spor eğitmenlerine yönlendirilmekte ve kendilerini spor alanında yetiştirebilmektedir. Görme engelli spor takımlarının ülkemizde ve Dünya genelinde elde ettiği pek çok başarı bulunmaktadır.
Görme engelliler hangi sporları yapabilir?
Görme Engelli Spor Branşları arasında goalball, paralimipik futbol, yüzme, atletizm, koşu, bisiklet, judo, halter, kayak ve triatlon gibi spor dalları yer alır. Bu sporları bazıları, örneğin goalball, görme engellilere özel olsa da, birçoğu görme engelli sporcular için uygun hale getirilmiştir ve günümüzde engelli sporcular tarafından sıkça oynanmaktadır.
Bireysel sporlar görme engelliler için nasıl uyarlanır?
Bazı sporları oynanış biçimi büyük oranda değişirken, bazıları için ise erişilebilirliği artırmak adına birtakım düzenlemeler yapılır. Bu düzenlemeler, ilgili spor dalının temel hatlarını değiştirmez. Bu bölümde, yukarıda sözünü ettiğimiz spor dalları nın görme engelliler tarafından nasıl oynandığını inceleyeceğiz.
- Bisiklet: Görme engelliler, tanem adı verilen çift kişilik bisikletler bisiklet sporunu yapar. Bu bisikletlerde, gören yani bisikleti kontrol eden kişi ön tarafta oturur. Onun arkasına ise görme engelli bisiklet sürücüsü oturur. İki kişinin de aynı anda pedal çevirmesi gerekir, bu, görmeyenler in bisiklet koltuğunda sadece yolcu değil, aynı zamanda sporcu olarak bulunmasını sağlar.
- Atletizm: Görme engelli bireyler atletizm sporunu, engel dereceleri göre belirlenen, yardımcı kılavuz atletler, sesli yönlendirmeler, dokunsa materyaller ve tıbbi destekleyiciler yardımıyla, tamamen profesyonel kurallara uygun olarak gerçekleştirirler. Adil bir yarış ortamının sağlanması için, sporcular görme dereceleri göre farklı gruplara ayrılırlar, örneğin koşu yarışları için T - Track sınıflandırma kullanılır. Burada T11, tamamen görmeyen sporcuları temsil eder. Eşitliği sağlamak adına her yarışmacı göz bandı takmak zorundadır. Kılavuz atletler, yarışma esnasında ayırt edilebilmek için fosforlu yelek giymek zorundadırlar.
- Atma branşları: Gülle, disk ve cirit gibi spor larda da oyuncuya bir rehber atlet eşlik eder, sporcuların güvenliği önceliklidir. Atışın hangi yöne yapılacağı, sesli yönlendirmeler oyuncuya bildirilir ve oyuncu atışını yapar.
- Koşu: Görme engelliler koşu sporunu koşucuların bağımsız bir şekilde koşmasını sağlayan kılavuz atlet sistemi, özel ekipmanlar ve katı güvenlik kuralları desteğiyle yapar. Rehber koşucu ve Görme engelli bireyin birbirlerinin farkında olmasını kolaylaştırmak adına, her iki sporcu da bileklerine yaklaşık 15cm mesafede bir bilek bandı takar. Bu bilek bağı sayesinde koşucular, tamamen aynı ritimde koşarlar. Koşu sırasında rehber, görme engelli sporcuya sesli olarak parkur bilgilerini anlık şekilde aktarır. Bitiş çizgisini her zaman, öncelikle engelli sporcunun geçmesi gerekir. Uluslararası koşularda, görmeyen koşucular için alanlarda uygun güvenlik koşulları sağlanır. Uzun mesafe yarışlarda engelli birey, 10 - 15 km aralıklarla rehber atleti değiştirebilir, koşu, yeni rehberler devam eder.
- Yüzme: Görme engelliler için yüzme, dokunsa işaretçiler ve özel sinyal sistemleri yardımıyla erişilebilir şekilde yapılabilen parademik bir spor dalıdır. Destekleyici araçlar, bireylerin havuzda güvende kalmasını sağlar. Görmeyenler in yüzücülükte karşılaştığı en büyük sorunlardan birisi dönüş ya da bitiş anında havuz duvarına ne zaman çarpacaklarını kestirememeleridir. Olası kazaları önlemek için, havuzun yarış başlangıç ve bitiş tarafında tabber adı verilen yardımcılar bulunur. Tapper, yarış bitiş noktasında yumuşak bir süngerle yüzücünün baş ya da sırtına hafifçe dokunarak, ona yarışı bitirmesini veya geri dönmesini söyler. Yüzmede, Adil rekabet için görme engelliler, farklı engel dereceleri göre sınıflandırılır. Havuzlarda, alanı daha erişilebilir hale getirmek için birtakım düzenlemeler yapılır.
- Judo: Görme engelliler için judo, para judo olarak bilinir, olimpiyat standartlarında judoyla hemen hemen aynı kurallara sahiptir. Bu spor, görmeyenler için dokunma duyusuna dayalıdır ve oyuncuların birbirine temasını gerektirir. Gören çocuklar, müsabakalara birbirlerinden uzakta başlar ve birbirlerini yakalamaya çalışırlar. Para judada ise görme engelliler maça, birbirlerinin yakasından ve kolundan sıkıca tutarak başlar. Maç esnasında sporcuların birbirleriyle fiziksel temasını kesilmesi durumunda hakem, maçı hemen sonlandırır. Sporcular, birbirlerinin hamilelerin gözleriyle rakibe bakarak değil, elleriyle yaptıkları sürekli temas sayesinde hissederler. Sporcular, J1 ve J2 (hiç görmeyen ve az gören) olmak üzere iki farklı grupta sınıflandırılır ve eşitliğini sağlanması için her grup, kendi görme grubu içerisindeki judocularla müsabaka yapar.
- Halter: Halter, görme engellilerin üst vücut yeteneklerini sergilediği, olimpiyat standartlarında uygulanan, yatarak halter kaldırma disiplinin dayalı bir spor dalıdır. Kaldırılan halter in ağırlığı ve sporculara uygulanan temel kurallar, hem gören hem de görme engelli sporcular için tamamen aynıdır. Ayakta yapılan “Koparma” veya “Silkme” hareketleri, denge ve güvenlik gibi gerekçelerden dolayı görmeyen sporcuları kapsamaz. Bireyler, kendileri için özel olarak tasarlanmış bir sehpa üzerinde halter çalışır, spor ortamında uygun düzenlemeler yapılır. Görme engelliler, halter de fiziksel engellilerle aynı kategoride yarışır, görme derecesine göre değil, yalnızca vücut ağırlığına göre ayrım yapılır. Bu, görme engellilerin diğer tüm bireylere birlikte aynı podyumda, eşit şartlarda yarışmasını sağlar. Yarışma sesli komutlarla yönetilir ve podyumlarda çeşitli güvenlik kuralları uygulanır.
- Kayak: Para Alp Disiplini adı verilen bu sporda görme engelliler, kılavuz kayakçılar ve kabartmalı/ sesli iletişim yöntemleri sayesinde, saatte 100 kilometrede ulaşan hızlarra ulaşabilir. Görme engelli oyuncular, kayak sporcunun tüm disiplinlerinde yarışabilir, spor öncesi ve sırasında, kayakçının güvende kalması için bazı düzenlemeler yapılır. Görme engelli kayakçılar, görme dereceleri ne göre üç farklı gruba ayrılır, her yarış kategorisinin süresi, bireylerin engel derecesine göre katsayı sistemi formülüyle ayrı ayrı hesaplanır.
- Triatlon: PTVI (Paratriathlon Visual Impairment) olarak adlandırılan görme engellilertriatlonu; yüzme, bisiklet ve koşu gibi pek çok farklı branştaki sporun aynı anda yapıldığı, yarışmacıların, tüm yarışmaları görebilen bir atlet eşliğinde müsabakaları tamamladığı en zorlu sporlar dan birisidir. Sporcular, uluslararası paralimpik kurallarına göre Sprint mesafe (750m yüzme, 20km bisiklet, 5km koşu) üzerinden yarışırlar. Adil bir spor mücadelesi için yarışmacılar, görme derecelerine göre üç farklı gruba ayrılır, ancak aynı madalya için yapılan yarışlarda, bu üç grup hep birlikte yarışır.
Görme engelliler takım sporlarını nasıl oynar?
Görme engelliler, görenlerin oynadığı basketbol, voleybol, futbol gibi pek çok sporu oynayabilir. Bunun yanında hiç sadece hiç görmeyen ve az gören bireyler için tasarlanmış, kendine özgü oynanış yöntemleri olan goalball gibi çeşitli toplu spor dalları da vardır. Bu başlıkta, görme engellilerin yaygın şekilde oynadığı bazı topla oynanan spor dallarına yakından bakacağız.
Goalball (Golbol) nasıl oynanır ve kuralları nelerdir?
Goalball: Görme engellilere özel, topla oynanan bir spordur. Goalball toplarını içerisinde, görmeyenler in topun nereden geldiğini anlamasını sağlamak amacıyla ziller bulunur.Temel amaç, zil sesini takip ederek topu karşı kaleye atmak ve karşı takımdan gelen topun kaleye girmesini engellemektir. Her takım en fazla 6 kişiden oluşur. Top yerden el ile sektirilerek atılır, maçlar sırasında oyuncuların oyuna tam odaklanması için, izleyicilerin sessiz olması gerekir.
Bu oyun, İkinci Dünya Savaşı’nda gözlerini kaybeden gaziler rehabilite etmek amacıyla, 1946 yılında Hanz Lorenzen ve Sepp Reindle tarafından tasarlanmıştır.
Sahada aynı anda biri merkezde, ikisi kanatta olmak üzere 3 oyuncu mücadele eder. Maçlar, her biri 12 dakika olmak üzere 2 devrede gerçekleşir. Oyuncuların görme dereceleri farklı olabileceğinden, maç öncesi tüm sporcular, ışık geçirmeyen özel göz bantları takar.
Görme Engelliler Futbolu Nedir ve Nasıl Oynanır?
Görme engelliler futbolu, Dünya genelinde B1 futbol veya Sesi Görenler Futbolu (Blind Football) olarak bilinen, kaleciler hariç tüm sporcuların görme engelli olduğu bir spor dalıdır. Bu sporun, sıradan futboldan farklı pek çok özelliği vardır, en başta B1 futbolu, zilli/çıngıraklı bir topla oynanır.
Oyuncular, topun içindeki zili dinleyerek futbol topunun nerede olduğunu anlamaya çalışır. Sahanın iki uzun kenarı boyunca yumuşak panolar bulunur, bu panolar hem topun saha dışına çıkmasını engeller hem de oyuncuların elleriyle dokunarak sahanın neresinde olduklarını anlamalarını sağlar.
Kaleciler hariç tüm oyuncular, görme koşullarının eşitlenmesi için, ışık geçirmeyen siyah göz bandı takar. Bir takım, sahada 5 oyuncuyla mücadele eder.
B1 futbolda oyunculara destek sağlayan üç farklı göz (yönlendirici) bulunur. Müsabaka larda tek gören oyuncu olan kaleciler, bulundukları bölgeden ayrılmadan, takım oyuncularını sesle, topun yönü hakkında bilgilendirirler. Teknik direktör, sahanın orta çizgisinde durur ve orta sahadaki oyunculara taktiksel bilgiler verir. Kale arkası rehberi ise, rakip kale arkasında durur ve hücumdaki oyunculara kalenin yerini, mesafesini ve ne zaman şut çekmeleri gerektiğini sesli olarak bildirir.
Topa doğru hamle yapacak oyuncu, çarpmaları engellemek ve yerini diğer oyunculara belli etmek için, hamle öncesi İspanyolca’da gidiyorum anlamına gelen “voy” kelimesini yüksek sesle söylemelidir. Voy demeden yapılan vuruşlar faul sayılır. Seyircileri maç sırasında sessiz olması gerekir.
Görme Engelliler İçin Futsal Nedir ve Nasıl Oynanır?
Görme engelliler için futsal, Uluslararası Görme Engelliler Spor Federasyonu nün düzenlemeleriyle yürütülüyor. Görme engel derecelerine göre B2 B3 futsal olarak sınıflandırılır bu sporun görme engelli futbolunda en büyük farkı, göz bandı olmadan oynanabilmesidir, yani bu spor, az gören bireyler için tasarlanmıştır.
Futsalda, top içerisinde herhangi bir zil yoktur. Herhangi bir göz maskesi takma zorunluluğu da bulunmadığından, oyuncular burada gözlerine güvenmek zorundadır. Maçlar, Fifa’nın belirlediği kurallara göre yapılır.
Az görenlerin görme dereceleri farklı olabileceği için, Adil bir oyun deneyimi sağlamak adına oyuncular, görme derecelerine göre sınıflandırılır. Bu gruplandırma oldukça katı kurallarla yapılır.
- B2 grubu: Bu sporcuların görüş seviyesi çok sınırlıdır, el hareketlerini ve büyük nesneleri ancak çok yakından görebilirler.
- B3 grubu: Bu gruptaki sporcular, B2’ye kıyasla daha iyi görüş derecesine sahiplerdir, ancak çeşitli göz hastalıklarından ötürü bu sporcular da çok az gören olarak kabul edilir. B3 görme sınıfındaki sporcular, sahada diğer oyunculardan ayırt edilebilmek için sağ kollarına, forma renklerinden farklı renkte bir kol bandı takmalıdır.
Maç sırasında her iki futsal takımında da, kaleci hariç en az 2 B2 düzey futbolcu olması şarttır. Aynı anda sahada, en fazla iki B3 düzeyi oyuncu yer alabilir.
B1 futboldakine benzer şekilde Futsalda da kaleciler, tamamen görebilen ya da görüş engeli çok düşük kişilerden seçilir. Kaleciler, takım oyuncularını yönlendirme de büyük rol oynar. Az gören sporcuların ışık kaynaklı olumsuzluklardan etkilenmemesi için, tüm sahada ışık seviyesi eşit oranda tutulmalı, güneş ışığı gibi ışık kaynaklarından gelen yansımalar tamamen engellenmelidir.
Futsal topu, oyuncuların topu rahatça takip edebilmesi için saha renkleriyle yüksek kontrast oluşturan parlak ve belirgin renklerde seçilir, genellikle fosforlu sarı veya turuncu renkler tercih edilir.
Her takım 5’er kişiden, toplamda en fazla 10 oyuncudan oluşur. Maçlar, 15’er dakikalıiki devrede yapılır. B1 futbolun aksine futsalda, duvar bariyerlere yoktur, sıradan saha futbolundaki köşe vuruşu gibi taktikler bu sporda kullanılabilir.
Görme Engelliler Basketbol ve Voleybolu Nasıl Oynar?
Basketbol ve voleybol, topun sürekli havada olduğu, çok hızlı şekilde yön değiştirdiği ve doğrudan fiziksel bir temas gerektirdiği için, görme engellilerin katılabildiği parademik spor dalları arasında yer almaz. Ancak bu sporlar yine de, görme engellilerin katılımı için sesli teknolojiler, yeniden düzenlenmiş kurallar ve zemin düzenlemeleriyle onların oynayabileceği hale getirilmiştir. Her iki sporu da amatör sporcular veya eğlence amaçlı olarak profesyoneller, Dünyada etkin biçimde oynamaktadır.
Basketbol tarafında, ses sinyalleriyle çalışan özel cihazlarla sporcular, tamamen işitme duygularına güvenmek zorundadır. Elektronik Sesli Top (Sound-Ball): Standart basketbol topları yerine, içinde sürekli olarak yüksek frekanslı bip sesi çıkaran elektronik sensörler, motorlar veya çıngıraklar bulunan özel toplar kullanılır. Top havada uçarken veya yerde sekerken ritmik bir ses çıkardığı için oyuncular topun konumunu ve hızını kolayca tespit eder. Skor çemberinin arkasına ses yayan elektronik cihazlar yerleştirilir, bu cihazlar yardımıyla oyuncular, potanın nerede olduğunu kavrar. Futboldakine benzer şekilde basketbolda da, kalede görme engelli oyuncuyu potanın mesafesi ve yönü hakkında ilgilendiren rehberler bulunur.
Voleybolda ise işler biraz daha farklıdır, zira orijinal spordaki topun yere değmemesi kuralı, görme engelliler için uygulanması neredeyse imkansızdır. Resmi olarak tanımasa da, kuralları değiştirilen ve kör Voleybolu olarak bilinen benzer bir sporla, bireylerin bu branşı da denemesi sağlanmıştır. Kör voleybolunun genel yapısı şu şekildedir:
- Sinyal Veren Bip Topu (Beep Ball): Voleybolda da hareket ettiği sürece kesintisiz bip sesi çıkaran hafif, yumuşak ve elektronik toplar tercih edilir.
- Topun Yerde Sekme İzni: En önemli kural değişikliği budur. Normal voleybolda topun yere değmesi doğrudan sayı anlamına gelirken, görme engelliler voleybolunda topun yerde 1 veya 2 kez sekmesine izin verilir. Oyuncular top havada uçarken sesini takip eder, top yere sekip ses çıkardığı anda yönünü tam tayin ederek topu yakalar ya da karşı tarafa vurur.
- Alçaltılmış File: Reaksiyon süresini artırmak ve topun takibini kolaylaştırmak için voleybol filesi standart yükseklikten çok daha aşağıya (neredeyse oturarak voleybol seviyesine yakın) indirilir.
- Gören Kılavuzlar ve Takım Yapısı: Takımda genellikle görebilen bir pasör veya yönlendirici bulunur. Bu kılavuzlar, top kendi sahalarına geçtiği anda "Top sağ arkaya düşüyor", "Pas geliyor, vur" gibi anlık sesli komutlarla takım arkadaşlarını koordine eder.
Görme Engelliler Buz Hokeyini Nasıl Oynar?
Görme engelliler buz hokeyi, tüm oyuncuların görme engelli olduğu bir spordur. Henüz resmi olarak tanınan bir kış sporu olmasa da, Kanada Görme Engelliler Hokey Birliği ve USA Hokey gibi kuruluşlarını oluşturduğu kurallarla Dünya genelinde yaygın şekilde oynanmaktadır.
Görme engellilerin oynadığı buz hokeyiyle geleneksel buz hokeyini karşılaştıracak olursak:
- Oyunda standart kauçuk pak yerine, içi boş olan, hafif çelikten tasarlanmış daha büyük ve kalın bir disk kullanılır.
- Bu diskin içerisinde bilyeler bulunur. Disk buz üzerinde kayarken, bu bilyeler birbirlerine ve topun çelik yüzeyine çarparak oyuncuların duyabileceği bir çıngırak sesi çıkarır.
- Oyuncuların güvenliği öncelikli amaçtır, bu nedenle kale boyutları ve şut kuralları önemli derecede değiştirilmiştir. Standart buz hokeyindeki 120 cm kalenin yerini, burada yaklaşık 90 cm uzunluğunda bir kale almıştır. Maçlarda, gollerin sadece kalenin alt yarısına, yani yere yakın seviyede atılmasına izin verilir. Bunun nedeni, topun havaya atılması durumunda görmeyen oyuncuların topun içindeki zilin sesini duyamayacak olmalarıdır. Diskin havaya atılması durumunda, herhangi bir kaza oluşmaması için oyuna ara verilir.
- En ayırt edici taktiksel kural, hücumdaki pas zorunluluğudur. Her takım, karşı kaleye şut çekmeden önce, kendi arasında en az bir başarılı pas atışı yapmak zorundadır. Pas başarılı olduğunda hakem, elektronik bir pas düdüğüyle durumu onaylar. Pas düdüğü alınmadan atılan goller geçersiz sayılır.
Sahadaki oyuncu kadrosu, genellikle az gören ve kısmı gören (B2 ve B3) oyunculardan oluşur.
Görme Engelliler İçin Sporda Sınıflandırma Sistemi Nasıldır?
Az gören, yüksek görme kaybı olan veya hiç görmeyen bireyler, spor branşlarıda farklı şekilde gruplandırılırlar. Bu grup ayrımlarının sebebi adil bir müsabaka ortamı sağlamak ve oyuncular arasındaki eşitsizliği en az seviyeye indirmektir. Futbol, futsal, dövüş sporları gibi farklı spor branşlarında, farklı Sınıflandırma dereceleri kullanılır.
Atletizm Sporları
Örneğin atletizm sporlarında, koşu için T, alan sporları için ise F harfiyle başlayan bir sınıflandırma sistemi kullanılır. Burada T11/F11 hiç görmeyen sporcuları, T12/F12 görme derecesi daha yüksek olanları, T13/F13 ise görme düzeyi en yüksek olan sporcuları ifade eder. T12/F12 sporcular için kılavuz atlet tercihi isteğe bağlıyken, T13/F13 derecesinde sporcular kılavuz atlet desteği alamazlar.
Yüzme Sporu
Yüzmede, oyuncular arasında eşit bir spor deneyimi sağlamak için üç farklı görme derecelendirmesi uygulanır. Bunlar; S (Fristil/Sırtüstü/Kelebek), SB (Kurbağalama) ve SM (Karışık) şeklindedir:
- S11 / SB11 / SM11: Tamamen görme engelli olan veya ışığı çok az algılayan yüzücülerdir. Fırsat eşitliği sağlamak için yarış esnasında ışık geçirmeyen simsiyah özel gözlükler (blackout goggles) takmak zorundadırlar. Yarış boyunca tapper kullanımı zorunludur.
- S12 / SB12 / SM12: Kısmi görme yetisine sahip olan sporculardır. Genellikle tapper kullanırlar ancak bu durum kendi tercihlerine veya havuz ışıklandırmasına bağlı olarak değişebilir.
- S13 / SB13 / SM13: En yüksek görme derecesine sahip olan yüzücülerdir. Genellikle havuz çizgilerini ve duvarı görebildikleri için tapper kullanmaya ihtiyaç duymazlar.
Para Judo
Kuralları ve oynanış şekli Uluslararası Judo Konfederasyonu tarafından görme engellilere uygun olarak düzenlenen judo sporunda da oyuncular, görme derecelerine göre üç farklı kategoride yarışmacı olabilir:
- J1 (Hiç Görmeyenler): Tamamen görme engelli olan veya ışığı çok az algılayan, hiçbir nesnenin şeklini ayırt edemeyen judocular.
- J2 (Az Görenler): Kısmi görme yetisine sahip olan, belirli bir mesafeden şekilleri veya hareketleri seçebilen judocular.
- Önemli Kural: J1 ve J2 sınıfındaki sporcular kesinlikle birbirleriyle maç yapmazlar. Her sınıf kendi içinde, kendi ağırlık kategorilerinde (kilolarda) yarışır.
Kayak
Kayakta sporcular, görme derecelerine göre 3 farklı grupta yarışır. Eşit bir müsabaka deneyimi için her kategorinin yarışma süresi, engel derecesine göre özel olarak hesaplanan bir kat sayı sistemiyle çarpılır.
- B1 (Hiç Görmeyenler): Tamamen görme engelli olan sporculardır. Yarış esnasında pist ışıklarından etkilenmemek ve tam eşitlik sağlamak amacıyla ışık geçirmeyen özel göz bantları/maskeleri takarlar. Kılavuz kayakçı kullanmaları zorunludur.
- B2 (Çok Az Görenler): Çok düşük görme keskinliğine sahip olan, el hareketlerini veya büyük nesneleri çok yakından seçebilen kayakçılardır.
- B3 (Az Görenler): Diğer sınıflara göre biraz daha iyi görebilen (tünel vizyonu veya kısmi merkezi görme kaybı olan) sporculardır. B2 ve B3 sporcuları da güvenlik ve hız için kılavuz kayakçı ile yarışırlar.
Triatlon
Adil bir yarışma ortamı sağlamak adına sporcular görme derecelerine göre üç sınıfa ayrılır. Ancak paratriatlonda tüm bu sınıflar aynı madalya için aynı yarışta mücadele eder:
- PTVI1 (Hiç Görmeyenler): Tamamen görme engelli olan sporculardır. Yarış boyunca ışık geçirmeyen özel göz bantları (blackout goggles) takmaları zorunludur.
- PTVI2 (Çok Az Görenler): Ağır derece görme kaybı olan kısmi görmeli sporculardır.
- PTVI3 (Az Görenler): Diğer sınıflara göre daha hafif görme kaybı olan sporculardır.
- Katsayı (Faktör) Sistemi: PTVI1 sınıfındaki sporcular (hiç görmeyenler), PTVI2 ve PTVI3 sınıfındaki rakiplerine göre dezavantajlı oldukları için yarışa dalgalı start (staggered start) ile başlarlar. PTVI1 sporcuları yarışa birkaç dakika önce başlar, arkadaki gruplar ise engellerine göre hesaplanmış bir süre sonra çıkış yapar; bitiş çizgisini ilk geçen kazanır.
Görme Engelliler Sporları Güvenli Şekilde nasıl Yapar?
Görme engelli sporcular, güvenlik ve erişilebilirlik için birçok özel düzenleme ile spor yaparlar.
Kılavuz ve Rehberlik Sistemleri:
Bisiklet, koşu, kayak, atletizm ve triatlonda, gören rehber atletler sporculara eşlik eder.
Atletizm ve atma branşlarında sesli yönlendirmeler kullanılır.
Koşucular, birbirlerinin ritmini korumak için 15 cm'lik bilek bandı takar.
B1 futbolda kaleci, teknik direktör ve kale arkası rehberi sesle yönlendirme yapar.
Özel Ekipmanlar ve Kurallar:
Goalball, B1 futbol, basketbol ve voleybolda zilli veya bip sesi çıkaran özel toplar kullanılır.
Yüzmede olası kazaları önlemek için "tapper" adlı yardımcılar, yüzücüye dokunarak dönüş veya bitiş anını bildirir.
Judo'da sporcular maça birbirlerinin yakasını tutarak başlar ve temasın kesilmesi oyunu sonlandırır.
Halter, denge ve güvenlik nedeniyle yatarak (yatarak kaldırma) disiplininde uygulanır.1. alıntı
B1 futbol ve Goalball gibi sporlarda, eşitliği sağlamak için tüm oyuncular ışık geçirmeyen göz bandı takar.
B1 futbolda çarpışmaları engellemek için oyuncular, topa hamle yapmadan önce yüksek sesle "voy" demelidir.
Ortam Düzenlemeleri:
Buz hokeyinde güvenlik için sadece kalenin alt yarısına atışa izin verilir.
B1 futbolda yumuşak panolar topun saha dışına çıkmasını engeller ve yön bulmaya yardım eder.
Goalball ve B1 futbol maçları sırasında oyuncuların sese odaklanması için seyircilerin sessiz olması gerekir.
Görme engelli sporları hangi kurumlar tarafından organize edilir?
Görme Engelli bireylerin spor organizasyon süreçleri, Türkiye’de Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu tarafından, küresel çapta ise Uluslararası görme Engelliler Spor Federasyonu tarafından yürütülür. Uluslararası düzenlemeler tabi olmayan sporlar ise, bağımsız sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenmektedir.
- Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu (GESF): Türkiye Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı bir organizasyondur. Ülkemizde goalball, atletizm, yüzme, judo, halter, sesi görenler futbolu (B1) ve az görenler futsalı (B2-B3) gibi tüm branşların yurt içi liglerini, Türkiye şampiyonalarını ve milli takım kamplarını doğrudan GESF organize eder.
- Uluslararası Görme Engelliler Spor Federasyonu: Uluslararası Paralimpik Komitesi): Paralimpik Oyunları'nı (Yaz ve Kış) organize eden en üst düzey kurumdur. IBSA ile ortak çalışarak görme engelli atletlerin Paralimpik Oyunları'na katılım süreçlerini ve kota sistemlerini yönetir.
Türkiye’de Görme Engellilerin Spor Başarıları Nelerdir?
Görme engelliler yüzme, goalball, judo ve diğer dövüş sporlarında hem yerel hem de küresel bazda çok sayıda başarı elde etmiş ve Türkiye’de kupa getirmiştir. Örneğin Türkiye Kadın Milli Goalball takımı; 2016 Rio, 2020 Tokyo ve 2024 Paris Paralimpik Oyunlarında üç kez paralimpik şampiyonu olarak, Dünyada kırılması zor bir rekora imza atmıştır.
Türkiye, hiç görmeyen bireylerin yarıştığı B1 futbolda da küresel çapta adından söz ettirmiştir. İngiltere'nin Hereford kentinde düzenlenen IBSA Avrupa Görme Engelliler B1 Futbol Şampiyonası finalinde Rusya'yı 1-0 mağlup eden Türkiye Görme Engelliler B1 Futbol Takımı, Avrupa şampiyonu olarak adını tarihe yazdırmıştır.
Görme engelliler judo, yüzme gibi pek çok farklı spor branşında adından söz ettirmekte ve küresel arenada Türkiye'yi çok iyi şekilde temsil etmektedir